
İrfan Paksoy
İSTANBUL’UN İŞGÂLİNE GİDEN SÜREÇ-6
GENEL
105 yıl önce 16 Mart 1920 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul, İtilaf Devletleri tarafından işgâl edilmişti. Bugünkü makalem de daha önceki beş makalemde yayımlanan bu konunun devamı mâhiyetindeki altıncı ve son bölümü olacak.
İŞGÂLCİLER İÇİN UMULANIN AKSİ…
Misak-ı Millî’nin ilanı (17.02.1920) ve ülke genelinde yaşanan olaylar, işgâlciler açısından İstanbul’un Anadolu’ya değil düşünülenin aksine Anadolu’nun İstanbul’a hâkim olacağını göstermekteydi.
Derhal harekete geçen işgalci devletlerin Yüksek Komiserleri, Ali Rıza Paşa’dan Millî Mücadele Hareketi’ni reddetmesini talep ettiler. Ali Rıza Paşa’nın tercihi ise istifadan yana oldu. Ondan sonra Sadrazam olan ve hükümeti kuran Salih Hulusi Paşa’nın tutumu da farklı değildi.
Bu sıralarda İstanbul ve Boğazlar bölgesinde Milletler Cemiyeti’ne [1] bağlı uluslararası bir devlet kurmayı tasarlayan ancak gerek Fransızların itirazından gerekse Türkiye çapında ve müttefik sömürgelerinde yükselebilecek tepkilerden dolayı bu planı askıya alan İtilaf Devletleri ülkedeki gelişmeleri gerekçe göstererek İstanbul’u resmen işgal etme kararı aldılar.
16 Mart 1920 tarihinde Müttefik (İngiliz-Fransız) birlikleri tarafından
resmen işgâl edilen İstanbul’dan bir fotoğraf. (Üstte)
İSTANBUL’UN İŞGÂLİ…
Yeni hükûmetin kurulmasından kısa bir süre sonra Misak-ı Millî’den rahatsız olan İngilizler tarafından 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul resmen işgâl edilir.
Şehzâdebaşı Karakolu basılarak uyuyan 61 askerin üzerine ateş açılması sonucu beş asker şehit olur. Eski Harbiye Nâzırı Mersinli Cemal Paşa giyinmesine bile fırsat verilmeden evinden alınırken Yeni Harbiye Nâzırı Fevzi (Çakmak) Paşa’nın makam odasına giren İngiliz askerleri Paşa’nın göğsüne süngü dayarlar.
MALTA’YA SÜRGÜNLER…
İngilizler tarafından, İstanbul’un işgâlinin ardından uygulamaya konulan bir diğer faaliyet de daha önceden de örnekleri görülen, önde gelen Kuvâ-yı Milliyecileri ve onlara taraftar ve yardımcı olduklarına inandıkları kişileri tutuklamak ve İngiltere’nin sömürgeleri arasında yer alan Malta’ya sürmek olmuştur.
Bu çerçevede, aralarında eski Harbiye Nâzır Mersinli Cemal Paşa ile eski Bahriye Nâzırı Rauf Bey de dâhil olmak üzere 14 mebusun da bulunduğu 150 kadar Türk devlet adamı ve aydını tutuklanarak Malta’ya sürülür.
MECLİS’İN, ÇALIŞMALARINI SÜRESİZ DURDURMA KARARI…
Son Osmanlı Mebûsan Meclisi 18 Mart 1920 tarihinde İstanbul’da son toplantısını yapar. Üyelerinden bazılarının zor kullanılarak tutuklanması nedeniyle, mebusların, görevlerini serbestçe yerine getirme imkânı kalmadığına ilişkin bir protesto kararını oybirliğiyle kabul ettikten sonra Meclis çalışmalarını süresiz olarak durdurma kararı verir; bir daha da toplanmaz.
İstanbul’un işgâli, Meclisin çalışmalarını süresiz durdurması, millî direnişle irtibatlı olduğu sanılan şahısların tutuklanmaları ve sonra da ülke dışına sürgüne götürülmeleri Türk istiklâline vurulan son bir darbe olur.
SONRASI VE SONUÇ…
İstanbul’un işgâli üzerine her ne kadar İstanbul’da milleti temsil eden artık bir otorite kalmamış ise de sonrasında Ankara’da TBMM’nin açılması ve bunu takip eden önemli askerî ve siyasî gelişmeler Şanlı Millî Mücâdele’nin zaferle taçlanması, bu başarının siyasî sonucu olan Lozan Barış Antlaşması ve ardından da Cumhuriyet’in ilanına dek gidecek olan diğer gelişmeleri mümkün kılmıştır.
Onlar da zaman içinde diğer kimi yazılarımızın konusu olacaktır.
© 2025. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.
SONNOT
[1] Birleşmiş Milletler teşkilatının temeli sayılabilecek Milletler Cemiyeti , Paris Barış Konferansı’nın 25 Ocak 1919 tarihinde yapılan toplantısında, “amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek problemleri barışçı yollarla çözmek olan bir teşkilât kurulması”na yönelik verilen kararına istinâden 10 Ocak 1920 tarihinde İsviçre’de kurulmuştur. Milletler Cemiyetinin kurulması, Wilson Prensiplerinde de öngörülen bir husustu. Fazla bir varlık gösterememiş olan bu teşkilât II. Dünya Savaşı’nın ardından 1946 yılında dağılmıştır.
KAYNAKLAR
Abdurrahman Bozkurt, “İstanbul’un İşgâli”, https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/istanbulun-isgali/? pdf=3568, Erişim Tarihi: 25 .01.2025; Bernard Lewis, Modern Türkiye’nin Doğuşu, (Çeviren: Metin Kıratlı), 2. Baskı, TTK Basımevi, Ankara 1984; Cihat Akçakayalıoğlu, Komutan, İnkılâpçı ve Devlet Adamı Yönleriyle Atatürk, Gnkur. Bsmv., Ankara 1998; Falih Rıfkı Atay, Çankaya, Bateş Yayınları, İstanbul 1984; Gotthard Jaeeschke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi (30 Ekim 1918-11 Ekim 1922), TTK Bsmv., Ankara 1970; Hülya Özkan, İstanbul Hükûmetleri ve Millî Mücadele Karşıtı Faaliyetleri (4 Mart 1919-16 Ekim 1920), Gnkur.Bsmv., Ankara 1994; İrfan Paksoy, “Hânedandan Millete Geçen Egemenlik”, 22.04.2022, https://www.dibace.net/irfan-paksoy/hanedandan-millete-gecen-egemenlik/, Erişim Tarihi: 14.03.2024; İrfan Paksoy, “Gazi Meclis 100 Yaşında”, 23.03.2020, https://www.dibace. net/uncategorized/gazi-meclis-100-yasinda/, Erişim Tarihi: 14.03.2024; Lord Kinross, Atatürk Bir Milletin Doğuşu, 13. Basım, Akdeniz Yayıncılık; M. Orhan Bayrak, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk, Kastaş Yayınları, 1. Baskı, İstanbul 1990; Selahattin Tansel, Mondros’tan Mudanya’ya Kadar, C. I, Millî Eğitim Bsmv., Ankara 1990; Uluğ İğdemir, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi 1919-1918, 2. Baskı, TTK Basımevi, Ankara 1988; Utkan Kocatürk, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi 1918-1938, 2. Baskı, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1988; Yaşar Akbıyık, “Atatürk’ün Hayatı”, Türkler, C. 16, C. 16, 7. Baskı, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara 2002; Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, Cilt II, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1994.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.